Yaşı Yetmiş Üç

Yaşı 73'tü kısa boylu sıska derecesinde zayıftı. Üzerine giydirdikleri vede eğreti duran inşaat yeleğini tepesi kırık olan baret'ini hevesle giyer hiç çıkarmazdı. Sabahları erken kalkıp küçük barakasının önünde pislikten beyaz rengini yitirmiş sandalyesine oturup yolu seyrederek kahvesini içerdi. Gelen geçene bakardı sigarasını iştahla içine çekerek bir sağa bir sola yürürdü öyle ya gidemezdi bir yere uzaklaşamazdı oradan 800 lira az para değildi. İnsan olduğunu unutmuş para babalarının, çocuğu yaşındaki insanların elinde oyuncak olmuştu mecburdu ne yapabilirdi ki elinden ne gelirdi. Yıllar çok şey götürmüştü gidenler de hiç geri gelmedi ki...

insaat alani

 Ne zamanın vermiş olduğu yorgunluk ne de yokluk yoksulluk hiç bir şey onu 22 yaşındaki oğlunun ellerinde can vermesi kadar etkilemedi bir gecede saçları bembeyaz olmuş 15 yaş yaşlanmıştı çaresizdi dik durdu belli etmemeye çalıştı ama aynaya yalan söyleyemezdi.

Yaşı 73'tü inişli çıkışlı hayatının çukurlarında tökezliyordu, artık eskisi kadar da güçlü değildi farkındaydı uzatmaları oynuyordu. İki günde bir kızı ile birlikte yemek getiren karısını görüyor ve onlara ayak üstü işçilerden kalan kahveyi ikram edebiliyordu. İki kilometre arasın da gurbeti yaşıyordu. Yalnızdı, hemen karşı tarafta çalışan arada bir de olsa sohbet ettiği memurlar da olmasa konuşacak kimsesi yoktu. Zaten kendi kendine konuşmayı öğreneli de çok olmuştu.

Kaleme aldığım bu yazı bir inşaat bekçisinin hayatından alınan gerçek kesittir. 73 yaşındaki dede olmuş bir adamı hafta da bir gün bile izin vermeden 800 lira ile çalıştırmak hangi insanın vicdanına sığar. Lüks arabanla ailenle gezerken inşaata uğrayıp kontrol ettikten sonra çekip giderken deden yaşında adamın da bir ailesi olduğunu insafsızca çalıştırdığını sırf paraya ihtiyacı olduğu için ses çıkartamadığını bilerek vicdanını göğsünün en derin çukuruna gömerek nasıl yaşıyor nasıl rahat uyuyorsun.

Not : Fotoğraf yazida geçen inşaat'ın kendisidir. Sol taraf da küçücük kulübe bahsi geçen yaşlı amcanın yeridir.

Göğsünde merhamet taşıyan insanların çoğalması dileğiyle,

Sevgiler, Saygılar, Selamlar.



Yorumlar

  1. Fahri bey, bir yazınızı paylaşmıştım'Hata Yapma Sakın'idi. Bloğuma şiir geçecektim.Yayını görünce tekrar bakayım dedim.Bir kaç yazınıza baktım.Bu çok hüzünlendirdi beni.Yorum olmaması beni hiç şaşırtmadı.Ben dünyanın çivisi çıkmış demiyeceğim. Dünya insanların, insanların bazıları da işte bu insanlıktan çıkmışların elinde oyuncak oldu diyeceğim.Biz, bizden evvelkiler bu durumlara gelineceğini tahmin edemezlerdi, edemezdik. Belki de bu duyarsız insanların elinde yetişenler daha duyarlı olacaklar.'Bir alimden bir zalim doğar'derdi annem.Tam tersi de tabii.İnsanlardan hep kaçıyorum.Vatanımı ve bu durumları dehşetle izliyorum.İyiliklere, güzelliklere inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah herşey daha iyi olur. İnsanların kendisine ve diğer insanlara, yapacağı en büyük iyilik empati yapmaktır. Empati yapabilen insan kimseye zarar veremez. Bu arada yazımı beğenip yorum yazmaya layık gördüğünüz için teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Yazı ile alakalı yorum yaparak değerli fikirlerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum.
Teşekkürler.

Bizi Takip Edin

İzleyiciler

ÜYELER

Bumerang - Yazarkafe